22 Temmuz 2019 Pazartesi

DNA Aktivasyonu İçin Neler Yapmalıyım?

ŞU ÜNLÜ DNA AKTİVASYONUMUZ


DNA ilgili en yaygın sorulardan biri, DNA'nın nasıl aktive edileceğidir.

DNA” yı aktive etmek ,aslında yeni yetenekler deneyimlemenin ve yeni gerçeklikler yaratmanın anahtarıdır.

1.Adım; Rahatlayalım, sürece ve özvarlığımıza güvenelim. Sürekli yenilenerek gelen enerjiler doğal olarak DNA'yı aktive etmek için bedenimizle uyumlanıyor. Frekans, farkındalık ve geometrik kodlar nedeniyle yüklemeler , iki telimizi daha yüksek frekansta çalışan eterik latent tellere bağlar. Bu gelen enerji dalgaları, herkese, bilinç seviyelerinin izin verdiği ölçüde uyum sağlama fırsatı veriyor, zira mevcut matrix programları Dna'mızı sınırladı, ve kim olduğumuzu unutmamıza neden oldu.
2.Adım; Kendimize güvenelim. . Kendimize gerçekte kim olduğumuzu soralım. Başka hiç kimse DNA'mızı bizim için aktive edemez ve başkalarının araç ve teknikleri bizim için uygun olmayabilir
3.Adım; İroni şudur, büyük SIR şudur ki; Dna'mızı aktive etmenin yolu HİÇ BİR ŞEY yapmamaktır. 
Hayatımızdaki dikkat dağıtıcı şeyleri kesmektir.

MEDYAYI,TELEFONLARI, FARKINDALIKSIZ KONUSMALARI, KOŞUSTURMALARI AZALTIN

Yöntem size basit ve garip gelebilir.
Ve gerçek daima basittir. 
Herkes başka bir uzmanın onlara ne yapacaklarını söylemesini istiyor, böylece bu matriksten çıkmaya hazırlanmak için yapabilecekleri her şeyi yaptıklarından memnun olduklarını hissediyorlar. 
Unutmayalım ki, Matriks, herkesin hiçbir şey yapamayacak zamanı olmasını engellemek için tasarlanmıştır.

Kurtarıcıyı kendi dışınızda aramayın.
Son 6 ayda yaptığım bir tespit de şudur ki;Lütfen gücümüzün farkında olalım..
Kendinize şifa yapın..
Basit ve gerçekten ücretsizdir. Para verdiğinizde şifalandığınızı düşündüğünüz yanlış düşünce kalıbını kırın ve yok edin, iptal edin. Bu size öğretilmiş gereksiz bir bilinçaltı kodudur.
Hiçbir şey şey yapmamak ne demektir peki?(Gurular gibi izole olmak muhteşem olurdu elbet🤣🤣🤣 fakat biz guru guru değiliz..şimdilik😁)
4-Tembellik candır.🙏🤩🤣
Biraz daha uyuyabilirsiniz, hatta uykuya dalmadan önce ve uyandıktan sonra daha uzun süre yatakta uzanabilirsiniz.
Doğada vakit geçirmek, kitap okumak müzik dinlemek gibi şeyler bağlantımızı derinlemesine güçlendirir ve kendi içimizde de derinleştirir.

5-Hiçbir şey” yapmanın bu “zamansız ve dayanılmaz hafifliğinde”🤩🙏💃“yapılacaklar” listenizi aklınızdan çıkarın ve anın tadını çıkarın. 

Duyguların ve düşüncelerin akmasına izin verirken, realitemizde ne olduğunu gözlemleyelim . 
Hiç bir şey düşünmüyorsak veya hissetmiyorsak, bu da iyidir! 
Yoga ve meditasyon şart değil, Sadece nerede olursanız olun “olmak” ve gözlem yaparken o anı takdir etmek bilincinizi artıracaktır.

6-Niyet etmek önemlidir. Bize gönderilen evrenin tüm enerjilerinin içimizde kolaylıkla ve nazikçe hareket etmesini isteyelim. Sonraki adımda , hayatınızda ulaşmak istediğiniz bir şey hakkında düşünmek faydalı olacaktır. Sizi sabırsızlıkla bekleyebileceğiniz bir hedef düşünün.

7-Hayal kurmak, “Hiçlik durumunuzu” bedeninizde hala tam olarak var olmanızın gerekliliği bilinci ile birleştirmek ustalıktır. Bu konuda ustalaşırken, hala kendi içinizdeyken diğer insanları da bu anlarınıza davet edebilirsiniz Örneğin, eşinizle, arkadaşlarınızla birlikte yürüyüşe çıkabilir ve sohbet edebilirsiniz. Bir oyun oynayabilir ya da yaşam hakkında derin düşüncelerinizi paylaşabilirsiniz. tüm bu basit farkındalık çalışmaları sonunda kalabalıklar içinde dahi istediğimiz an kendi içimize çekilme ve huzur alanı yaratabilme yeteneğimizi güçlendirir.

8-Fark etmiş olabileceğiniz gibi, aslında hiçliğimize ulaşmak için bir şeyler yapıyoruz. Kendimizi sevgi dolu teslim edelim. Sonunda sevgi dolu düşüncelerimizi tüm evrene yayalım.

9-Kendimizi bir süre hiçbir şey yapmama döngülerinden geçirdikten sonra bir şey yapma dürtüsünü hissedebiliriz.O an Hareket etme ve yapma dürtüsünü izleyelim çünkü daha fazla ders için , girişimleri ortaya çıkaran aktivasyonlar olabilir.. Elbette, kendimize zaman ayırırken yaşamdaki sorumluluklarımızı unutmayalım.Hiçbir şey yapmama hayattaki yaşam süreci ve sorumluluklarımızdan kaçmak demek değildir. tam tersi her şeyi farkında ve dengeli yaşamak demektir.
10-Herkesin farklı olduğunu ve bir kişinin rahatlama ve DNA aktivasyon yönteminin her zaman bir başkası için işe yaramayabileceğini anlayalım. Geçmiş yolculuğunuza göz atarsanız, tam olarak ne yapmanız gerektiğini ve nerede yapmanız gerektiğini yapmanız için muhtemelen yüksek benliğiniz tarafından yönlendirildiğinizi göreceksiniz. Genellikle bu rehberliği takip etmemizi engelleyen bilinçli / ego zihin ve programlamadır. Matriks programlamamız, çok meşgul olduğumuzu ya da çalışmayı bitirene kadar bu boş zamanları almaya hak etmediğimizi söylüyor. Hayatta ilerlemenin zamanı geldiğinde de farkında olmalısınız. Bazı insanlar çok rahatlar ve her türlü değişime karşı koyarlar. Daha akıllı çalışmayı öğrenmek, zor anlar için daha fazla fırsat getirebilir.
ve sonuca doğru...
Daha fazla farkındalığa ve artan sezgilere sahipseniz, olasılıkla DNA'nızın iyi bir bölümünü aktive ettiniz. 
DNA'nın sadece yüksek bilinçle erişilebilecek bir “kilidi” olduğunu unutmayın. Kalpte ve sevgide yaşayanlar daha yüksek seviyedeki DNA gerçekliğine erişebilecekler. Ve süper güçlerine erişime sahip olabilecekler.
Yüksek benlik sizinle fiziksel olarak birleşmeye ve hizalanmaya devam ettikçe, realitemizi değiştirmeye yetecek kadar gizli DNA'yı tamamen aktive etmek için hazırlamamız için gereken her şeyi yapmamızı sağlayacaktır. 
Hiçbir şeyi yapmamak, diğer kişilerin bilgi ve teknikleriyle zihni fazla karıştırmamak anlamına gelir. 
Kendi bağlantımızı ve yanıtlarımızı bulmak için özümüzle buluşmak için derinleşmek anlamına gelir... 
Ayrıca, kendimizi rahat ve şu anda fiziksel bedeninize tam olarak var olduğumuzu tam olarak ihtiyaç duyduğumuz yerde olmamıza izin vermek ve güvenmek anlamına gelir. 
Bu aynı zamanda bunu yapmak için doğmuş olduğumuz anlamına gelir ve süper güç yeteneklerimizi harekete geçirme zamanı geldiğinde bilmemiz gerekenleri hatırlarız.
Ve daha önce hiç yaratılmayan bir şeyi yaratmaya geçeriz.

Dilek Arısoy Özkaptan'dan

11 Haziran 2019 Salı

Zaman




Zamanı dakikalara saatlere aylara yıllara bölmeyin.
Zaman sadece üçüncü boyut realitesinin ilüzyonlarından biridir.
Zaman ilüzyonuna çok bağlanırsanız kendinizi yaşlı, geç kalmış, yetersiz, ümitsiz hissedebilirsiniz.
Oysa ki hayat süreci zamanla ölçülmez.
Gelişimle ölçülür.
Işığınızın ne kadar parladığıyla,
Bilincinizin ne kadar büyüdüğüyle,
Ne kadar çok affettiğiniz,
Ne kadar çok kabulde olduğunuz,
Sevgiyi Işığı ve Şifayı ne kadar büyüttüğünüzle ölçülür hayat.
O nedenle 40 senede gösteremediğiniz gelişimi 6 ayda da gösterebileceğinizi bilin.
O 40 sene hiç gelişmediğinizi de düşünmeyin, çünkü tohumun çimlenmesi için geçen süredir o da, ve çok değerlidir.
Zaman lineer(doğrusal) değil daireseldir.
Lineer zaman geçmişe dair pişmanlık ve geleceğe dair
endişe çimlendirmek ve yetiştirmek için harika bir
topraktır.
Lineer zaman kavramında siz güçsüz yetersiz ve
çaresizsinizdir.
Oysa biliyorsunuz ki,
Siz Güç
Siz Yaratıcılık
Siz Farkındalık ve
Siz Kontrolsünüz.
Yapmanız gereken; geçmiş ve gelecek zaman ilüzyonundan çıkıp,Tek noktada (An'da) var olan hayatın içine tüm gücünüzle dalmanız ve geçmiş karmalarınızı görüp, affedip, temizleyip Gücünüzü, Yaratıcılığınızı, Farkındalığınızı ve Kontrolü tekrar elinize almanızdır.
Zaman, Dünya Simülasyonunda bizim bunlara ulaşmamızı engelleyen bir dikkat dağıtıcıydı sadece.
Eğer kabule geçip, affedip, hafifleyerek yeterince yükselebilirseniz Zamana tepeden bakabilir, onu her An yeniden yaratarak hizmetkarınız yapabilirsiniz.
Hadi yapalım

Gizli Güdü


Ailenizle, eşinizle, dostlarınızla, arkadaşlarınızla ya da çevrenizdeki herhangi biriyle yaşadığınız sıkıntılarda (yani sizi kızdırdıklarında, kırdıklarında, üzdüklerinde) kendinize sormanız gereken ilk şey; o kişiye karşı Gizli bir Güdü barındırıp barındırmadığınızdır.
O kişiden bilgi anlamında, maddi anlamda ya da manevi anlamda Gizli bir çıkarınız/beklentiniz varsa ve bu yüzden ona nazik davranıyorsanız, beklentinizi karşıladığınızda veya karşılamadığınızda kişiye karşı taktığınız maskeyi çıkarırsınız.
Gerçek güdünüz/yüzünüz görünür olur.
Sizi yeniden doğuş kısır döngüsünde tutan işte bu;
beklentiniz yüzünden insanlara karşı taktığınız Maskedir.
Zaten var olmayan kazanımlar için tekrar tekrar hayata gelmek istiyor musunuz?
O zaman;
Maskesiz olun.
Gizli Güdüsüz olun.
Ya olduğunuz gibi görünün, ya göründüğünüz gibi olun.
Yani bir ürün satmak için veya herhangi bir şeylerinden faydalanmak için değil gerçekten öyle hissettiğiniz için insanlara nazik, yakın davranın.
Evlenip çocuk yapmak için değil gerçekten birlikte eğlendiğiniz için sevgilinizle birlikte olun.
Maskeler gereksiz yüktür.
İki ayrı yüze ihtiyacınız yok.
Neyseniz o olduğunuzda affedici, kabullenici ve gerçek sevgiyi paylaşan çoğaltan bir Işık haline gelirsiniz.
İnsanlar doğal olarak o Sevgi dolu Işığa çekilirler.
Gizli Güdüyü saklamak zordur çünkü eninde sonunda anlaşılır.
İnsanlara çok bilgili, çok zeki, çok yetenekli, çok başarılı yani hatasız görünmeye çalışmak yorucudur.
Çünkü hepsi ilüzyondur.
Zaten yoktur.
Yüksek Ben Özü bilir.
Başkasına kızmadan önce durun, aynaya bakın
Varsa önce kendi maskenizi çıkarın.
Sevgiyle ve Işıkla 

Üçüncü Göz Nasıl Açılır?

Titreşimini yükselt
Çakralarını temizle
Herkesi ve her şeyi affet
Beklentisiz kalpten ver
Her şeyi olduğu gibi kabul et
Korkularınla yüzleş
Niyet et
Oldu Bile 

Şeffaf Olun

Birinci sırada öğreneceğiniz şey ŞEFFAFLIK'tır...
Olduğunuz gibi olunuz...
KUSURLU olmak problem değildir...
Sıkıntı, bunu türlü hilelerle KAPATMAYA çalışmaktır...

TEKER TEKER DEĞİL, BİRLİKTE YÜKSELİRSİNİZ



Ne kadar ''yükseklere'' çıkarsanız, YARDIMLAŞMA'nın bir YASA olduğunu o kadar çok fark edersiniz.. Hiç bir insan tek başına yaşıyamaz.. Her şey ve herkes birbirine karşılıklı olarak bağımlıdır.. Hepimiz, sonsuz bir zincirde bulunan sonsuz halkalar halindeyiz....
Acemi çıraklar, bir ustanın, bir uzmanın yardımını neden reddetsinler?.. Bizler, sizlere yardım etmek için buradayız.. Size nasıl yardım ediliyorsa, siz de başka insanlara yardım edersiniz...
Bu HİZMET, bizim VAROLUŞ'umuzun sebebidir...
Birbirinizden soyutlanmış bir şekilde yaşamak için değil, ''herkesle içten bir uyum içinde'' yaşamak üzere yaratıldınız...
Bu görüş, yani; her şeyin birbiriyle bağlantılı olduğu, hiç bir bireyin, sınıfın, kastın ya da ülkenin, ARKALARINDA BAŞKALARINI BIRAKARAK yükselemeyeceği gerçeği bütün Dünya'da yayılmalıdır....
SILVER BIRCH
Guidence from Silver Birch
10. Bölümden alıntı

21 Mayıs 2019 Salı

Yaratıcı İmgeleme




Shakti Gawain - "Yaratıcı İmgeleme" kitabından...
YARATICI İMGELEME NEDİR?
Yaratıcı imgeleme, yaşamınızda olmasını istediğiniz şeyleri yaratabilmek için hayalgücünü, düş gücünü kullanma tekniğidir. Yaratıcı imgeleme yeni, yabancı, olağandışı bir şey de değildir. Çünkü onu her gün, daha doğrusu her dakika kullanıyorsunuz zaten.
Bu sizin doğal düş gücünüzdür, ki o, evrenin, farkında olarak ya da olmayarak daima kullandığınız temel yaratıcı enerjisidir.
Geçmişte çoğumuz, yaratıcı imgeleme gücümüzü nispeten bilinçsiz bir biçimde kullandık. Çünkü, yaşamla ilgili içimizde derin bir biçimde yer etmiş olumsuz kavramlar yüzünden otomatik ve bilinçsiz bir şekilde yaşamdan hep yoksunluklar, engeller, sorunlar ve zorluklar bekledik; bunların kaderimiz ve kısmetimiz olduğuna inandık ve hayalimizde hep bu tip sahneleri canlandırdık. Böylece de, yaşamımızda şu ya da bu ölçüde onları yarattık.
Yaratıcı imgelemenin kullanımı bize yaşamın doğal iyiliğine ve cömertliğine ulaşmanın anahtarını sunar.
İmgeleme, zihinde bir fikir ya da resim yaratına yeteneğidir. Yaratıcı imgelemede, gerçekleşmesini istediğiniz bir şeyin açık ve net görüntüsünü yaratmak için düş gücünüzü kullanırsınız. Sonra, nesnel bir gerçek olana dek, bir başka deyişle, düşlediğiniz şeyi elde edene dek bu fikir ya da resime düzenli bir biçimde odaklanmayı ve pozitif enerji vermeyi sürdürürsünüz. Fiziksel, duygusal, zihinsel ya da ruhsal düzeyde herhangi bir şeyi gerçekleştirmeyi amaçlayabilirsiniz. Kendinizi yeni bir evde, yeni bir işte ya da güzel bir ilişkiyi sürdürürken veya sakin ve huzur içinde hissederken ya da gelişmiş bir bellek ve öğrenme yeteneğiyle hayal edebilirsiniz. Ya da kendinizi, zor bir durumun üstesinden fazla zorlanmadan gelirken resmedebilirsiniz. Veya kendinizi, sevgi dolu, neşe saçan bir varlık olarak görebilirsiniz. Her düzeyde çalışabilirsiniz ve hepsi de sonuç verir.
Etkili İmgeleme Yapmak İçin Dört Temel Adım
1- Hedefinizi Belirleyin
Sahip olmak, uğrunda çaba göstermek, gerçekleştirmek ya da yaratmak istediğiniz şeye karar verin. Bu -bir iş, bir ev, bir ilişki, geçirmek istediğiniz bir değişim, refaha kavuşmak, daha mutlu bir ruh hali, daha sağlıklı olmak, güzelleşmek, daha iyi bir fiziksel duruma gelmek- herhangi bir şey olabilir.
Önce gerçekleşebileceğine inandığınız, yakın bir gelecekte gerçekleşebileceğini hissettiğiniz hedefler belirleyin. Böylece kendi içinizde oluşacak aşırı olumsuz bir direnişle başa çıkmak zorunda kalmaz ve yaratıcı imgelemeyi öğrenirken başarıya ulaşma duygusunu en üst düzeye çıkarabilirsiniz. Sonraları deneyimli hale gelince, daha zor ve çaba gerektiren sorunları ele alabilirsiniz.
2- Net Bir Fikir Ya da Görüntü Yaratın
Gerçekleşmesini istediğiniz şeyi ya da durumu, olmasını istediğiniz biçimiyle hayalinizde canlandırın ya da düşünün. Ancak bu şeyi şu anda gerçekleşmiş gibi, zaten olmuş gibi düşünmeye, öyle hissetmeye çalışmalısınız. Şimdi kendinizi o durumun içinde, arzu ettiğiniz şekilde görmeye çalışın ve sahneye mümkün olduğunca çok ayrıntı katın. Eğer isterseniz (daha sonra ayrıntısıyla açıklanacak) bir hazine haritası yaparak bu şeyin ya da durumun gerçek bir fiziksel resmini de oluşturabilirsiniz. Bu zorunlu olmayan, isteğe bağlı bir adımdır ama genellikle işe yarar ve de eğlencelidir!
3- Sık Sık Üzerine Odaklanın
Arzu ettiğiniz şeyin fikrini ya da görüntüsünü hem sessiz meditasyon seanslarında hem de gün boyunca aklınıza gelen her an sık sık zihninizde canlandırın. Bu şekilde, o yaşamınızın ayrılmaz bir parçasına dönüşür; sizin için giderek daha gerçek hale gelir ve siz de giderek onu daha başarıyla zihin ekranınıza yansıtabilirsiniz.
Arzuladığınız şeye tam ve net, ama hafif ve yumuşak bir şekilde odaklanın. Bunun için, çok fazla uğraştığınızı ya da ona aşırı ölçüde bir enerji yüklediğinizi hissetmemeniz önemlidir -bu yardımdan çok engel oluşturur.
4- Ona Pozitif Enerji Yükleyin
Hedefinize odaklanırken onunla ilgili olumlu, yüreklendirici şeyler düşünün. Bu arada kendi kendinize güçlü, olumlu bildirimlerde bulunun; elde etmek istediğiniz şeyin var olduğunu, size geldiğini ya da gelmekte olduğunu söyleyin. Kendinizi, arzuladığınız o şeyi alırken ya da kazanırken görmeye çalışın. Bu olumlu bildirimlere "onaylamalar" denir. Onaylamaları kullanırken, taşıdığınız kuşku ya da güvensizlikten geçici olarak kurtulmaya; onları, hiç olmazsa o anlık saf dışı etmeye çalışın ve arzuladığınız şeyin gerçekleşmesinin mümkün olduğunu, onun gerçek olduğunu hissetmeye çaba gösterin. Hedefinize ulaşıncaya ya da artık ulaşma arzusu duymayana dek bu yöntemle çalışmayı sürdürün. Unutmayın ki hedefler gerçekleşmeden önce sık sık değişirler, ki bu da insanın değişim ve gelişim sürecinin tamamen doğal bir parçasıdır. Bu nedenle, onun için sahip olduğunuz enerji tükenince artık aynı amacı sürdürmeye çalışmayın -eğer artık hedeflediğiniz şeye ilginizi yitirmişseniz, bu ona yeni bir bakışla bakmanın zamanının geldiğini göstermektedir. Eğer hedefinizin artık değiştiğini anlarsanız, bundan kendinizi mutlaka haberdar etmelisiniz. Önceki hedefe artık odaklanmadığınız gerçeği üzerine enine boyuna düşünüp kesin bir karara varın. Eski döneme son verip yenisini başlatın. Bu, yalnızca fikrinizi değiştirdiğiniz bir durumda karmaşaya düşmenizi ya da "başarısızlığa" uğradığınız hissine kapılmanızı önler.
Arzuladığınız şeye, hedefinize ulaştığınızda da, işin tamamlandığını kendinize
bildirmelisiniz. Sık sık arzu ettiğimiz ve imgelediğimiz şeyleri elde eder, ama başarıya ulaştığımızdan kendimizi bilinç düzeyinde haberdar etmeyi unuturuz! Bunun için kendinizi takdir etmeyi, "sırtınızı okşamayı" ihmal etmeyin ve evrene dileğinizi yerine getirdiği için şükranlarınızı sunmayı unutmayın.

Bilinçaltının 30 Temel Özelliği


1- Doğru – yanlış, ahlaklı – ahlaksız, gerçek – hayal gibi ayrımların farkında değildir. Bilinçaltı bir bilgisayar programı gibidir sadece verilerle ilgilenir Veri hakkında yorum ya da değerlendirme yapmaz.
2- Bilinçaltı genellemeler yapabilir hatta bunu sıklıkla yapar. Örneğin sizinle kavga eden arkadaşınızın adı Ali ise, tüm Ali’lerin kavgacı olduğuna inanabilir.
3- Bilinçaltı anı yaşar, geçmiş yada gelecekten bir şey anlamaz, onun için sadece an vardır.
4- Bilinçaltının duyduğu kelimeyi cümleden bağımsız olarak kayıt edebilme özelliği vardır. Örneğin sigarayı bırakmak istiyorum diyince sadece sigara kelimesini kayıt edebilir, sigara kelimesine tepki verebilir. Bırakmak ve istiyorum kelimeleri ile sigarayı yan yana getirebileceği gibi, eğer sigara ile ilgili güçlü bir bağlantıları varsa sadece bu kelimeyi de duyabilir.
5- Bilinçaltı değişimden nefret eder, hiç bir şeyin değişmesini istemez. Değiştirmek istediğinizde tepki koyabilir ve sizi değişimden vazgeçirmek için tüm silahlarını kullanabilir.
6- Bilinçaltı rüyalarla kendini düzenler ve sıkışmış enerjileri ortaya çıkartarak kendisini rahatlatır.
7- Bilinçaltı sembollerle konuşur, kelimelerden fazla resimlere tepki gösterir.
8- Bilinçaltı tersten duyabilir ve anlayabilir. Cümleleri tersten duyan bilinç için bunları anlamak çok zordur ama bilinçaltı için çok kolaydır.
9- Bilinçaltı ilk 5 yaşa kadar temel özelliklerini, kayıtlarını tamamlar. Bundan sonra kendi kayıtlarına uygun yeni verileri kabul eder. Diğer verileri girmek için doğru ve ısrarlı çalışmalar yapmak gereklidir.
10- Bilinçaltında çağrışım en önemli etkilerden birisidir. Sürekli bir şeyler ona başka bir şeyleri çağrıştırır bir dosya başka bir dosyayı açmasını sağlar.
11- Bilinçaltı aynı anda bir çok işlemi yapabilir, bir çok veriyi işleyebilir, otomatik olarak bir çok işlevi yerine getirebilir. Kapasitesi çok geniştir.
12- Bilinçaltı kolektif bilinçaltı ile bağlantılıdır, bu nedenle başka insanların bilinçaltından da etkilenir.
13- Bilinçaltının espri anlayışı yoktur, şakadan anlamaz. Söylenen herşeyi gerçek kabul eder.
14- Bilinçaltı duygusal değildir ama duyguların enerjisinden bire bir etkilenir. Kimsenin bilinçaltı merhametli değildir ama merhamet duygusu bilinçaltında bir çok çağrışım yapabilir, bir çok veriyi harekete geçirebilir ve kişinin kararlarını etkiler.
15- Bilinçaltı aynı küçük bir çocuk gibi, ısrarcı ve sabırsızdır. İstediği bir şey hemen olsun ister ve ne olursa olsun ısrara devam eder. Bir davranış kişiye zarar verse bile bunu ısrarla yapabilir çünkü bilinçaltında doğru yanlış, zararlı zararsız gibi kavramlar yoktur, salt istek vardır. Bir çok kişinin kendisine zarar veren ilişkilere, alışkanlıklara ve davranışlara devam etmesinin altında bu dinamik vardır. Eğer bilinçaltını değiştirmek istiyorsanız siz ondan daha fazla ısrarcı olmalısınız.
16- Bilinçaltı asla dinlenmez, uyumaz ve çalışmayı bırakmaz. Kişi yaşadığı sürece işlem yapmaya devam eder.
17- Bilinçaltının abartıcı bir doğası vardır. Özellikle korkuları abartarak kişinin kaygı düzeyini yükseltebilir.
18- Bilinçaltı sürekli tekrarlara karşı duyarlıdır. Bir düşünceyi, duyguyu yada cümleyi sürekli tekrar ederseniz bunu en sonunda kayıt eder.
19- Bilinçaltı kişinin hissettiği nefret gibi olumsuz duyguları kayıt eder ve bu duyguları uygun bir ortamda ortaya çıkartır. Bilinçaltı için intikamı sever diyemeyiz ama içindeki nefreti açığa çıkartmak için bir yol bulur diyebiliriz.
20- Bilinçaltı ince ayrımlar yapmakta zorlanabilir. Örneğin bilinçaltı için parasını sokakta düşürmek için iflas etmek aynı anlama gelebilir, çünkü ikisinde de para kaybı vardır.
21- Bilinçaltının dili 5 yaşında bir çocuğun dilidir, sade ve açık anlatımlardan anlar. Eğer bilinçaltınıza ben çok zenginim derseniz bunu anlayacaktır ama evrenden gelen zenginlik tüm enerji kanallarıma akıyor, yüksek benliğim aracılığıyla bana ulaşıyor gibi bir şey söylerseniz 5 yaşında bir çocuk bundan ne anlarsa bilinçaltı da ancak o kadarını anlayacaktır.
22- Bilinçaltı kişinin tutumlarını ve davranışlarını direk etkiler. Sahip olduğu kayıtlara göre kişinin tepkiler vermesini ve kararlar almasını yönlendirir. Örneğin bilinçaltında ben başarılı bir insanım kaydı olan bir insan kendisine başarı getirecek işlere otomatik olarak yönlenir, sonu başarılı olacak kararlar verir ve onu başarıya taşıyacak durumları hayatına çeker.
23- Bilinçaltı bütün bu özelliklerinin dışında kendi kayıtlarına uygun olayları gerçekleştirmek için durmadan çalışır. Kendi inançlarını kişinin hayatına çeker ve inandığı herşeyin gerçek olması için çalışır. Kolektif bilinçaltına ve dolayısı ile kolektif bilince bağlı olduğu için bunu yapması çok kolaydır. Eğer bilinçaltınız fakirliği hak ettiğinize inanıyorsa bunu gerçekten deneyimlemeniz için gerekli şeyleri yapacaktır, buna emin olabilirsiniz.
24- Bilinçaltı bilinçli zihinden emir alır. Burada ya siz bilinçli olarak bilinçaltına emirler verirsiniz ya da bunu bilinçsizce yaparsınız ama mutlaka yaparsınız. Eğer bilinçli bir şekilde emir vermeyi başarırsanız bilinçaltındaki verileri değiştirebilir, yeni veriler girebilir ve bilinçaltınızın sizin istediğiniz hayatı gerçekleştirmesi için çalışabilirsiniz.
25- Bilinçaltı hiç bir şeyden şüphelenmez ve sorgulamaz. Bu nedenle bilinçaltınıza hangi komutları verdiğinize dikkat etmelisiniz.
26- Bilinçaltınızda bir çok kayıt birbiri ile bağlantılıdır. Bir kayıt diğerini etkiler, tetikler açığa çıkartır. Bir çok korku başka bir korku ile bağlantı halindedir. Bu nedenle bilinçaltına bütünsel olarak bakmak gerekir.
27- Bilinç daha fazla tümevarımlı, bilinçaltı ise tümdengelimli düşünme eğilimindedir.
28- Bilinçaltının psişik yetenekleri vardır, gelecekteki bir olayı görebilir, önceden tedbirler alabilir, kişiyi uyarabilir.
29- Bilinçaltı, bilincin dikkat etmediği şeylere daha fazla dikkat eder ve otomatik olarak kayıt eder. Bilincin dikkat ettiği şeyleri ise kayıt etmek için anlamlı bir çaba ve tekrarlar gereklidir.
30- Bilinçaltının sanatsal yetenekleri vardır, üretim yeteneği çok gelişmiştir ve hayal gücüne sahiptir. Ancak tek sorun hayal ile gerçeği ayırt edememesidir. Eğer kişi kendi hayallerini bilinçli olarak kurmazsa bilinçaltı için bunlar katı bir gerçek olacaktır.

20 Mayıs 2019 Pazartesi

Günün Sözü



İNANIYORUM; 
Mucizelere, korunduğuma, sadece doğru olanın hayatıma geldiğine ve doğru olmayanın hayatımdan gittiğine İnanıyorum.

BIRAKIYORUM
Serbest bırakıyorum, gitmesi gerekenleri, bitmesi gerekenleri, süresi dolanları, yenilere yer açılabilmesi için serbest bırakıyorum.

ŞÜKREDİYORUM
Şükrediyorum, bazen olanlara, bazen iyi ki olmayanlara şükrediyorum.

DAVET EDİYORUM
Davet ediyorum,hayatıma daha fazla bilgeliği anlayışı, eğlenceyi, seyahati, yeni dostlukları, heyecan verici deneyimleri davet ediyorum.

SEÇİYORUM
Seçiyorum benim için doğru olanı,içimi aydınlatanı, huzur vereni, yolumu kolaylaştıranı seçiyorum...

Alıntı

Endişe


Endişe; 

Nefret, Korku, Anksiyete, Acı Çekme, Sabırsızlık, Hırs, Tamah,Anlayışsızlık, Yargılama ve Suçlama gibi ürünleriyle birlikte bedene,HÜCRESEL BOYUTTA SALDIRIR...
Bu koşullarda sağlıklı bedene sahip olmak İMKANSIZDIR...
Endişenin hiçbir anlamı, amacı YOKTUR.
ZİYAN EDİLMİŞ mental enerjidir...
Endişe aynı zamanda bedene müthiş zarar veren BİYOKİMYASAL reaksiyon yaratır.
Hazımsızlıktan, Kalp Krizine kadar her türlü HASTALIĞA neden olur.
ENDİŞE BİTTİĞİNDE SAĞLIK BİR ANDA DÜZELİR…
Neale Donald WALSCH

İşte Bizler İnşa Etmekte Olduğumuz Geleceğin Üzerinden Uçuyoruz


Okuldan en başından beri nefret etmiştim.
Mahkum gibi giydiğim siyah önlük ve yaka,
duvarlar,
sıralar,
sınıflar.
Bir nevi hapishane hayatıydı benim için.
Okul yolunda pranga gibi yerlerde sürüklediğim okul çantamla her apartmanın önündeki kedilerle tek tek muhabbet eder, oynar, son dakikaya kadar "dışarda" vakit geçirirdim. Kedilere insanlardan daha çok güveniyordum.
Hala yeni bir yere taşınınca ilk iş semtin kedileriyle tanışırım. Asıl yerlisi onlardır çünkü.
Hep böyleydim. Dünya sayısız hayvan ve bitkisiyle incelemeye değer şahane bir sınıftı bence. Cebimden avuç avuç karınca uğur böceği çıkardı. Neden beni zorla dört duvar içine kapatıp saçma tarih ve din hikayelerini anlatıyorlardı anlamıyordum.
Matematiği neden doğada öğretmiyorlardı.
İlkokul beşe kadar çok direndim.
Öğretmenlerle hep sorunum vardı.
Çünkü bu gereksiz ciddiyet ve otorite çemberinde kalamıyordum.
Sürekli sıram değişiyordu ama her gittiğim yerde çocukları güldürüp dersin ciddiyetini bozuyordum. Çok zeki olduğum için bana göz yuman öğretmen en sonunda en dip köşeye atıyordu beni.
Nerede pes ettim bilmiyorum ama bir yerde bıraktım kendimi.
Ondan sonra gözlük takmaya başladım. 1.25 le başlayıp 6.5a kadar çıktım. Bana göstermek istedikleri gerçekliği ben görmek istemiyordum. En son kendime geldiğimde bankacılık yapıyordum.

Şimdi bir çocuğum var ve ben çocuğumu Devlet e teslim edip bu sınıflandırmaya ve yarışa sokmak mutsuz bir zombiye dönüştürmek istemiyorum.

💕🌱🐾

Bir zamanlar yalnız kaldığımda güzel bir hayal kurardım.
O güzel hayal olmuş gibi yaşar.
En güzel halimle neşeli bir şekilde hissederdim hayali
Çocukların oyun oynaması gibi

Şimdi hayal kuruyorum.
Aynı John Lennon ın dediği gibi.

Tüm insanların yan yana olduğu barış ve sevgi içinde yaşadığı bir ülkedeyiz.

Bir köyde.

Bu köyde bir okul var.

O okulun duvarları yok.

Yeşillikler içinde.
Her element var.

İçinde
Hayvan köyü,
Sebze bahçesi
Zeytinlik
Tarlalar
Meyve bahçeleri
Sanat alanı
Müzik alanı
spor alanları, yoga ve meditasyon bölgeleri,
kitaplık,
bir de okul var.
Sanki Gezi Ruhu gibi

🐾🌱💕

Çocuklar hayvanların bakımından,
okulun temizliğinden,
kendi yemeklerin yetiştirip pişirilmesine yardım etmekten sorumlular.
Bizler de destek çıkıyoruz.
Her şey elbirliğiyle, gönüllü ve sevgi ile.

İsteyen istediği sınıfın dersine girebiliyor. Kendi kararlarıyla oluşturdukları bireysel programlar da var.

Okulun çevresinde ufak evlerde biz oturuyoruz.
Her evin kendi bahçesi ve hayvanları var.
Hayvanlar da ,çocuklar hepimizin çocukları.
Hepimiz sahip çıkıyoruz.
Her birimizden bir şeyler öğreniyorlar.
Kendi yiyeceğimizi ve enerjimizi kendimiz üretiyoruz.
Orada televizyon yok.
Orada paketli ürün yok.
Orada marka sınıf yok.
Üreten, yaratan, sevgi dolu, neşeli ve mutlu bir köy.

Hep birlikte geleceğimizi yetiştiriyoruz.

Gezi olaylarında evim Harbiye Ordu evinin karşısındaydı. Olayların göbeğindeydim yani. Evim revir gibiydi. Sürekli yemek yapıp dağıtıyordum. Rüyamda Atatürk ile bir uzay gemisindeyim. Yanımda tanımadığım başka öğrenciler de var.
Şeffaf bir uzay gemisinde bir köyün üstünden uçuyoruz.

Atatürk bize

İşte sizler inşa etmekte olduğunuz geleceğin üzerinde uçmaktasınız diyor.

Şaşkınlıkla etrafın güzelliğine bakıyordum.
Yanımdakiler aklımda bile değildi.

Yeşillikler içinde doğayla uyumlu binaların üstünden uçuyorduk.

Bu gördüğüm hayalin içinde siz de vardınız.

Yanımdaydınız.

Aynı John Lennon un dediği gibi.

Hayalime eş lik eder misiniz?

Bu hayali AltınYıldız enerjisiyle kodluyorum.



Fotoğrafa bakarken
G nefesi yap
Ağızdan al ağızdan ver
Ağızdan al burundan ver
Burundan al burundan ver
Burundan al ağızdan ver
Gözlerini kapa
Gözlerini üçüncü göze çevir
Ben AltınYıldız enerjisine uyumlanmayı seçiyorum
De
Bırak aksın
Alnında altın sarısı bir top
Işıltılar saçarak dönmeye başlayacak
Damarlarında dolaştır o ışığı
Bolluk bereket neşe huzur hayatımıza akacak

🐾🌱💕

Bu yazı, yine 8.mart sabahı Atatürk tarafından verilen Koşulsuz Sevgi Frekansıyla kodlanmıştır

Okuduğunuz için teşekkürler

🐾🌱💕

Aşkı Memnu Aile Dizimi Analizi

Aşkı Memnu Aile dizimi açısından incelemesi  :) * Bihterin köklerini yani annesini reddetmesi ve bunun sonucu ona dönüşmesi, Bert Hel...