17 Haziran 2020 Çarşamba

Aşkı Memnu Aile Dizimi Analizi

Aşkı Memnu Aile dizimi açısından incelemesi 
* Bihterin köklerini yani annesini reddetmesi ve bunun sonucu ona dönüşmesi,
Bert Hellinger der ki; eğer anne babanı reddedersen, önce onlar gibi olur, sonra tam tersine dönüşmeye çalışırsın.
Burada Bihter annesi Melih Bey ve Firdevs hanım arasındaki anlaşmazlıkta taraf olmuş ve annesini dışlamış.
Oysa Bihter küçük ve Melihle Firdevs büyük.
Onların arasındaki ilişkiye dahil olmaması ve bir seçim yapmaması gerekirdi. Bu nedenle annesini yargıladığı konularla ilgili annesini tekrar ederek onu anlamak zorunda.
* Evli ve çocuklu Ednan Bey'in, bekar çocuksuz Bihter'le evlenmesi ve oğlu sayılan yeğeniyle karısını enseste itmiş olması.
"Bert Hellinger; Ensestte çocuklara cinsel taciz çoğunlukla dengesiz bir verme-almanın sonucudur. Burada sık rastlanan bir durum şudur:
Kadın bir evlilik geçirmiştir ve çocuğu vardır. İkinci evliliğini çocuğu olmayan bir adamla yapar. Şimdi arada bir seviye farkı oluşmuştur. Adam kendi çocuğu olmasa da çocuğa bakmak zorundadır. Dolayısıyla aldığından fazla verir. Kadın belki bunu açıkça istemektedir de. Ama böylece verme ve alma, kazanç ve kayıp arasındaki açıklık daha da artar. Artık bu sistemde karşı durulmaz bir denge ihtiyacı hakim olur ve olası bir telafi de kadının, eğer bir kız ise dengeyi sağlamak üzere çocuğu adamın önüne sürmesidir. "
* Bihter'in çocuğu aldırmasından sonra aralarındaki ilişkinin bitmesi ve tekrar toparlayamamaları.
"Hellinger der ki; Eşlerden biri çocuk sahibi olamadığında diğerini tutmaya hakkı yoktur. Diğeri buna rağmen onunla kalmaya karar vermişse bunun özellikle onurlandırılması gerekir.
HELLINGER Kocanın çocuk istemesi, seninse istememen ilişkinin sona erdiği anlamına gelir. "
Diziyi izlerken yakaladığım noktalar bunlardı.
Başka noktalar yakalayan varsa paylaşsın mutlu oluruz.
Sevgiler
Özgür Pınar Işık

Aşkı Memnu Numeroloji Analizi


Bir süredir Aşkı Memnuya takılınca size biraz Behlül Bihter analizi yapayım dedim. Aşkı memnunun aile dizimi açısından incelenmesi de gelecek 
Bihterden başlayalım. Beren Saat şimdiye kadar dört çakra dersinden geçmiş çok genç bir ruh. En güçlü çakrası 5 ona ünlü olma enerjisini vermiş.
-----------------------
Kıvanç Tatlıtuğ ile ortak analizlerinde ikiliyi uyumlu hale getiren ve sevgi efekti veren bir 2 rakamı var. İkisinin de işlerini severek yapıyor olmasının da etkisi olabilir. Ancak ilişkinin ders hanesindeki rakam 8.
Yani onları bir daha bir araya getirecek olan sadece Parra parra parra olabilir 
Çok seviyoruz biz birbirimizi tekrar bir araya gelelim demezler.
Yine ortak analizlerinde birbirleriyle iletişim kurma şekillerinin askeri bir düzen içinde olduğunu ve ilişkinin içindeki çocuğun ben liderim yarışında olduğunu görebiliyorum. Yani görünen o ki bu ikilinin bir dizide daha birlikte çift olarak görülme şansı oldukça düşük.
-----------------------
Kıvanç Tatlıtuğ'un eski sevgilisi Azra Akın ile ilişkilerinin ortak hanelerinde olan sevgi uhusu 2 rakamı, eşi Başak hanımla analizinde yok.
Bazen sorular geliyor eğer ilişki anahtarının kalbinde 2 sayısı yoksa bu ilişki kötü bir ilişki midir diye, bu vesileyle söyleyeyim  hayır değildir.
---------------------
Azra hanımla ilişkilerinde bu ilişkinin bir aşk ve sevgi ilişkisi olduğunu sınavının da sadakat olduğunu görebiliyorum.
Ayrılıktan sonra Kıvanç Tatlıtuğun da Azra hanımı çok sevdiğini ama Azra hanımın kıskançlığı ve 11 yılda ilişkide yaşanabilecek her şeyi yaşayıp tükettiklerinden bu ilişkiyi bitirmek istediklerini gördüm.
---------------------
Gelelim eşi Başak hanıma.
Kıvanç Tatlıtuğu Azra Akınla bile bu kadar mutlu ve sevgi dolu gördüğümü hatırlamıyorum.
Başak hanım yaşca kendisinden de büyük olmasının avantajıyla daha olgun davranıyor sanırım. Birlikte geziyor yeni yerler görüyorlar, birbirlerini işlerinde destekliyorlar. Kıvanç Beyin isminden ana tipolojisi olan 5 rakamını birlikte dolu dolu yaşıyorlar.
İlişki kalbinde 2 olmasa ne yazar mutlulukları yüzlerinden okunuyor.
-------------------
Beren Saatin eşi Kenan Doğulu ile ilişkilerinin ortak anahtarında da bir 2 rakamı yok. Onlarınki daha gitgelli bir evlilik çünkü dersleri sevgiyi öğrenmek ve sınav konuları da Azra ve Kıvanç gibi sadakat ve idrak etme. Kenan (Cihan) Doğulu da ünlü olma enerjisiyle doğmuş Beren'den çok daha yaşlı bir ruh onun eksik çakralarını destekliyor.
-----------------
Siz de ilişkilerinizi bu şekilde analiz edebilir, eşinizle ve ailenizle ne şekilde daha sağlıklı ve mutlu ilişkiler kurabileceğinizi öğrenebilirsiniz.
İki kişinin detaylı numeroloji analizi ve ilişki analizi raporu 400 TL
Numeroloji Atolyesi şimdilik 500 TL
Ücretsiz soru cevaplar için İnstagramda yakında başlayacak soru cevap etkinlikleri ve canlı yayınlarımı takip etmenizi tavsiye ederim.
Sevgiler
Özgür Pınar Işık

İlk gözünüze çarpan renk: Mor, Violet ya da Beyaz


İlk gözünüze çarpan renk Mor, Violet (menekşe rengi) ya da Beyaz 
Çalışmanız gereken çakranız 7. Çakra Tepe Çakrası
Mor rengi spiritüelliği ve sezgiselliği; beyaz ise saflığı, affediciliği ve yenilenmeyi/dönüşümü simgeler.
Kök çakra bedende en alttaki çakramızdı, tepe çakrası bedende en tepedeki çakramızdır.
Kök çakra bizi dünyaya bağlıyordu,
Tepe çakrası da bizi İlahi Olana bağlar.
Kök çakra ego ve ben ile ilgilidir,
Tepe çakrası egosuzluk ve ben diye bir şeyin olmadığının bilincine varmakla...
Ben ve seni idrak edip koşulsuz sevgiyle biz haline getirdik, kendimizi sevgiyle ifade edip içsesimizi dinledik, özümüzü sezdik, artık ilahi olanla bağlantıya geçeriz.
Taç çakrasının Sanskritçe ismi ‘Sahasrara’dır ve ‘bin taçyaprağı’, ‘sonsuzluk’ anlamına gelmektedir. Tepe çakrası da tüm çakralardan gelen rengarenk enerjinin tepemizden bir lotus gibi patlayarak enerji alanımızı yıkadığı bir şekilde tanımlanır.
Dengeli çalıştığında, dünyanın bizi yansıtan bir ilüzyon olduğunun farkında oluruz. Dışarda suçlu aramayı bırakırız, her olanın bir ders her kişinin bir öğretmen olduğunu fark ederiz. Açık fikirli, sakin, güvenli biriyizdir.
7 sayısının özelliği de sessiz, içe kapanık, sakin, mahremiyetine önem veren derin düşüncelere dalandır.
Dengesiz olduğunda özellikle baş bölgesiyle ilgili sağlık sorunları yaşarız. Endişe, depresyon, baş ağrıları, migren, epilepsi, alzheimer, uykusuzluk, güvensizlik, kurban psikolojisi gözlenir,
7 sayısının negatifi utangaç, soğuk ve mesafeli tavırlar içerisinde, öfkeli ve intikamcı olmaktır.
Tepe çakrası ile ilgili çalışan bireyler; Ruhsal tiplerdir, analiz etme, ayrıştırma, derin düşünme, tefekkür, inziva, bilgi konularına zaman ayırırlar.
Tepe çakrasıyla çalışıyorsanız okumanızı tavsiye edeceğim kitaplar;
Michael Newton - Ruhların Yolculuğu
Diana Coooper - Spritüel Yasalar
Bu çakrada bilgi kadar bilgeliğe ulaşmak için sessiz kalmak, maneviyata yönelmek de önemlidir.
Her çakrayı en çok dengeye getiren Affetmek, Bağışlamak, Kabullenmektir. Bu çakra için de Affetme çalışmaları sizi hafifletecek ve dengeleyecektir.
Dua etmek, meditasyon ve yoga yapmak, yalnız ve sakin vakit geçirmek bu çakrayı besler.
Taç çakrayı açmak için alttaki çakralarla ilgili mutlaka şifalama çalışmaları yapmanız gerekir.
Her türlü sabit fikir, düşünce kalıpları ve bağlılık/bağımlılıktan uzaklaşmanız gerekir.
Alt çakralarla çalışmayı bitirdikten şifalandırdıktan, olaylara ve olanlara tepeden bakmayı öğrendikten sonra Kundalini yükselişi ile beden üzerindeki tüm çakralar bizim için bir yeniden doğuş aracı haline gelir.
Kundalini yükselişini ayrı bir yazıda anlatacağım.

İlk gözünüze çarpan renk: İndigo Mavisi


İlk gözünüze çarpan renk:
İndigo Mavisi
Geldik evrene açılan kapımıza 3.göz çakramıza.
Yer olarak iki gözümüzün ortasında ve alın bölgesinde bulunmaktadır.
Aslında hepimizde mevcut bir cep telefonu hattı gibi çalışan bir ekranımız var.
Ancak klorlu sular, flörürlü diş macunları, yok canım olur mu öyle şeylerle kullanmaya kullanmaya atıl durumda baktığımız bir organımız. Zamanında üçüncü gözün diğer iki göz gibi fiziken mevcut olduğu daha sonra geriye kaydığı da söyleniyor. Ne derece doğru bilemem ama üçüncü göz bölgesinin çok önemli olduğunu söyleyebilirim.
6.Çakra İdrak etmek ile ilgilidir. İdrak; Anlamak, algılamak, kavramak demektir. 6.Çakranın sağlıklı çalıştığı durumlarla. hem olayları, hem insanları, hem de dünyayı ve karşımıza çıkan konuları idrak edip anlama konusunda sorun yaşamayız.
6.çakranın desteğe ihtiyaç duyduğu ya da boş olduğu durumlarda kişi karşılaştığı durumların ve olayların nedenlerini anlayamaz, büyük resme yukardan bakamaz, hayatındaki insanları anlamakta, söylediklerini idrak etmekte zorlanır. Örneğin herhangi bir konuda eğitim alabilir ama bu eğitimde aldığı bilgileri anlamakta birleştirmekte ve bir bütün haline getirip özümsemekte zorlanır.
Dersi: Büyük tabloyu görerek, İlahi İrade ve Evrensel Yasaların bizi olgunlaşmaya götürdüğünü anlamaktır.
Pozitifinde; Kişi büyük tabloyu görür; bağışlayıcı ve sabırlıdır; mükemmeliyetçiliğe düşmeden elinden gelenin en iyisini yapar; kendini ve başkalarını olduğu gibi kabul eder.
Negatifinde; Aşırı eleştireldir; kendini ve başkasını mükemmeliyetçi standartlarına göre yargılar; kendini ve başkalarını iyiye doğru gitmeye odaklarken, kötüyü görmeyi reddeder.
Çukurunda: Hor görme, Egoistlik, Kıskançlık, Kölecilik, Özgüven eksikliği, Kaş çatma ve sert ifade, haksızlığa uğramak, Korku, Dış görünüşe önem verme, Faşizm, Despotluk gibi sonuçları olabilir.
Hayat amacı olarak altıncı çakra üzerinde çalışan varlıklar ideallerini mevcut gerçeklik ile uzlaştırarak, hayallerindeki mükemmeliyetçilik vizyonundan vazgeçip, şu anda yaşadıkları realitenin olabilecek en mükemmel tasarım olduğunu kabul etmek üzere buradadırlar.
Bu çakrada ustalaşmak isteyenlerin büyük tabloyu görerek, İlahi İrade Yasalarının bizim üzerimizde devamlı bir işleyişle bizi olgunlaşmaya götürdüğünü idrak etmeleri gerekir.
İsminizde hiç 6.çakra harfi yoksa (F, O, Ö) evrensel yasalar konusunda araştırma ve okuma yapmanızı, lavanta yağını kullanmanızı, yaratıcı imgeleme ve hayal kurma çalışmaları yapmanızı tavsiye ederim. İndigo mavisi gökyüzü altında yürüyüş yapmak veya uzanarak seyretmek fırsatınız varsa bunu da kaçırmayın.
Üçüncü gözü uyarmakla ilgili ufak bir alıntı yapayım
"Epifiz Bezi'ni uyarmanın bir başka inanılmaz yolu da; üçüncü gözü öpmektir.
Bu canlandırıcı ve şifa verici bir güçtür.
Eğer birini alnından öptüyseniz, o zaman bunun ne kadar yoğun ve kuvvetli olduğunu bilirsiniz.
Bu kadar basit bir şeyin ne kadar duygusal olabileceğine şaşıracaksınız.
Alındaki öpücük, aynı zamanda 3. göze kondurulan öpücüktür.
Bu pek çok insanın fark edeceğinden çok daha fazla, derin bir şey içerir.
Kişinin ruhunu öpmek gibi bir şeydir..
Diğer insanlar genellikle alnımıza dokunmazlar, genellikle ellerimizden tutarlar. Ancak alınlarımız farklıdır..
Dudaklar alnımıza dokunduğunda, dudaklar sayesinde uyanma hissi oluşur.
Bu öpücük Epifiz Bezi'ni olduğu gibi hipofiz bezini de uyarır. Bunun sonucunda da melatonin salgılanır.
Melatonin de iyi bir uyku çekmemize yardımcı olur. Dolayısıyla, alna konulan iyi geceler öpücüğü bu açılardan çok yararlıdır.
Ayrıca 3. gözü öpme, güven hissi duyarak iyi hissetmemizi de sağlar.
Yakın arkadaşlarınızla, ailenizle ya da eşinizle bunu deneyimleyin..
Rahatlamak ve sakinleşmek için onların size, sizin de onların ilahi dokunuşuna izin verin..
Bunu ne kadar çok yaparsanız sonuçlarını o kadar fazla görüp fark edeceksiniz.
3. gözü öpme, herkes için -tabii etrafında doğru insanlar ve uygun çevre olması durumunda- çok canlandırıcı, mutluluk verici bir deneyimdir.."
Üçüncü gözü besleyen melatonin hormonunun akşam 21-22 saatleri ve sabah 02-04 saatleri arasında yüksek oranda salgılandığını da unutmadan, bu saatleri uykuda geçirmenizi tavsiye ederim.
Emin olun bu saatleri uykuda geçirmek güne hem erken hem de zinde başlamanızı sağlayacak.
Şifa olsun 🙏
Özgür Pınar Işık

İlk Gözünüze Çarpan Renk: Mavi


İlk gözünüze çarpan renk: Mavi
5.Çakra
Rengi açık; mavi/turkuaz
Konusu: kendini ifade etme, iletişim ve ses
Mavi; açık sözlülüğü, saflığı, bilgeliği, inancı, sadakati ve güveni simgeler.
Boğaz çakrası merkezdeki kalp çakrasının bir üstündeki çakramızdır.
Boğaz çakrasının Sanskritçe ismi ‘Vishuddha’dır ve ‘saf’ , ‘saflaştıran’ , ‘temizleyen’ anlamına gelir.
Görevi, nefes alırken bedeni zehirli maddelerden ve ruh ve bilinçaltını ise bastırmış olduğumuz her şeyden arındırmaktır.
Kendimizi, başkalarını, ilişkileri ve koşulsuz sevgi aşamalarını geçtikten sonra kendimizi sevgiyle ifade etme kısmına geçeriz.
Dengesiz çalıştığında çok konuşmaya rağmen kendini doğru ifade edememe, kendi fikirlerini paylaşmaktan korkma, yargılanma korkusu,hayır diyememe, sır tutamama, yalan söyleme ya da iletişim sorunları görülür. Tiroit boğaz çakrası blokajı sonunda oluşur.
Dengeli çalıştığında; iç sesi dinleyebilme ve duyabilme, sezgilere güvenme, kendini hem korkusuzca hem de sevgi dolu bir şekilde ifade edebilmemize yardımcı olur.
Boğaz çakrasını şifalamak için öncelikle;Kendimize ve başkalarına söylediğimiz yalanlardan sıyrılmamız gerekir.
Kendimizi doğru bir şekilde ifade etmeliyiz.
Şarkı söyleyebilir, hikaye ve masal anlatabiliriz.
Kızgınlıklarınızı dargınlıklarınızı beklentilerinizi içinizde tutmayın. Ya kendinizi sevgiyle ifade etmenin bir yolunu bulun ya da açın fotoğrafını kızdığınız kişinin resmine içinizde ne varsa dökün, sonra hoponopono yapıp bağ temizliğiyle enerinizi temizleyin.
Bol su içmek adaçayı ve okaliptüs de boğaz çakrasını şifalandırır.
Sevgiyle
Özgür Pınar Işık

İlk gözünüze çarpan renk: Yeşil

Gözünüze ilk çarpan renk; Yeşil
Geldik çakraların merkezine, kalbine.
Eğer ilk gözünüze çarpan renk yeşil ile Kalp Çakrası ile ilgili çalışıyor ya da bu çakra ile ilgili desteğe ihtiyaç duyuyor olabilirsiniz.
Kalp Çakrası bedenimiz üzerindeki çakraların merkezidir.
Altındaki üç çakra dünya ile bağlantımızı sağlarken, üstündeki üç çakra da Tanrı ile bağlantımızı sağlar.
Kalp çakrası altındaki ve üstündeki çakraları Sevgiyle birleştirir ve dengeler.
Kök Çakrası; fiziksel
Cinsel Çakra; duygusal
Mide çakrası; zihinsel
Kalp Çakrası ise ruhsal benliğe bağlayan çakralarımızdır.
Sloganı Koşulsuz Sevgidir.
Alttaki üç çakrayı dengelediğimizde Tanrısal olanın Koşulsuz Sevgi frekansına ulaşırız.
Dengeli çalıştığında kendini olduğu gibi seven, kabul eden, sahip olduklarına şükreden, akışta ve mutlu biri oluruz.
Sahip olduğumuz ve hayatın bize sunduğu her şeyi Koşulsuzca sevmek, bağışlamak, affetmek ve bol bol şükretmek Kalp Çakrasını besler ve dengeli çalışmasına yardım eder.
Ölüm, terk edilme, yalnızlık gibi durumlarda dengesi bozulduğunda hayattan tad alamaz, depresif ve mutsuz oluruz. Fiziki bedenimizi de hastalıklara açarız.
Kalp krizi, akciğer ve göğüs kanseri bu bölgede yaşanan blokajlarla ilgili rahatsızlıklardır.
Bu derecede ağır sonuçları olmasa bile nefret, bencillik, kurban psikolojisi, sabırsızlık gibi duyguları yaşatır bize dengesiz çalıştığında.
Kalp çakrasını şifalamak için meditasyonlar ya da nefes çalışmaları yapabilir,
Yeşil renkli meyve sebzeleri ya da sebze sularını düzenli tüketebilir,
Sevdiklerinize sarılabilir, onları kucaklayabilir, hayvanlarla, çocuklara ilgilenmek için zaman ayırabilir,
şefkat ve affetme çalışmaları yapabilirsiniz.
Benim bu çakra için en faydalı olduğunu düşündüğüm kitaplar; Diana Cooper'dan Spritüel Yasalar
Debbie Ford'dan Işığı Arayanların Karanlık Yanı'dır.
Kalp Çakrası şifalama çalışmaları için Şifacı Melek Başmelek Rafaelden yardım isteyebilir, onun zümrüt yeşili şifalı enerjisiyle kalbinizi besleyebilirsiniz.
Kalp Çakrasının sağlıklı çalışabilmesi için alttaki üç çakranın dengede olması gerekmesi gerekir. Aasma Estefan Hocamız Kalp Çakrasına bir kez çıktığınızda geriye düşmezsiniz derdi, bir kere dünyasal çakralarımızı dengeleyerek Koşulsuz Sevgi Frekansına tam olarak yükseldiğimizde Sevgi ve Şefkatin üstadları haline gelir ve Tanrının Sevgi Enerjisini dünyaya taşımaya başlarız.
Hayat amacı olarak dördüncü çakra üzerinde çalışan bireyler hedeflerine doğru sabır ve sebatla, aşamalı bir süreç izleyerek, sabit yapılar inşa etmek üzere burada bulunurlar. Bu bireyler zorluklar karşısında geri adım atmadan kararlı bir inançla, şartlar ne olursa olsun hedeflerine sadık kalarak, emin adımlarla ilerlemeyi öğrenirler.
Kalp Çakrasını tek paylaşıma sığdırmaya çalıştım.
Umarım faydalı olmuştur.
Sevgiler
Özgür Pınar Işık

İlk gözünüze çarpan renk : Sarı


Gözünüze ilk çarpan renk Sarı ise çalışmanız veya ilgilenmen gereken çakranız; 3.Çakra'dır

3.Çakra; mide çakrası ya da solar pleksus (güneş çakrası) olarak geçer.
Hem yiyecekleri, hem duyguları, enerjileri hazmettiğimiz bölgedir.

Bedenin üzerindeki çakralarda Kalp Çakrası yani 4.çakra merkez kabul edilir.
Mide çakrası da kalbin hemen altında ilişkilerimizle ilgili çakramızdır.

Kök çakra ile ben'i fark ederiz.
Sakral çakra ile sen ile empati yaparız.
Solar çakra ile biz'e ulaşırız.

Bu çakra korkularımızın da merkezidir.

0-7 yaş arasında kök çakrayı deneyimleriz. Kendimizi tanırız.
7-14 yaş arası cinsel çakrayı deneyimleriz. Cinselliği tanırız.
14-21 yaş arasında da mide çakrasını deneyimleriz. İlişkileri tanırız.

Kök çakranın proteinle beslenmesi gibi mide çakrası da karbonhidratla beslenir.

Dengesizliğinde aşırı eleştiri ve eleştiriye tahammül edememe, yalnızlık korkusu, özdeğer duygusunun eksikliği ve aşırı kontrol eğilimi gözlenirken,

Dengeli çalıştığı zaman dışa dönük ve etkileyici biri izlenimi yaratmamıza yardım eder.

Bu bölge rahatlatılmazsa hem o bölgedeki organlarda sorunlar yaşayabiliriz hem de insanlarla ilişkilerimizi olumsuz etkiler.

Bu nedenle gevşeme ve nefes egzersizleri, yoga ve bağ temizliği çalışmaları ile bölgeyi şifalandırmamız gerekir.

Sarı rengi içeren meyveler özellikle limonlu çaylar ve papatya çayları, muz bu çakra için destekleyicidir.

Hadi o zaman içeri biraz güneş ışığı alalım 🌞🌞

https://www.youtube.com/watch?v=PNdejm_nhso

Sevgiler
Özgür Pınar Işık

Aşkı Memnu Aile Dizimi Analizi

Aşkı Memnu Aile dizimi açısından incelemesi  :) * Bihterin köklerini yani annesini reddetmesi ve bunun sonucu ona dönüşmesi, Bert Hel...