15 Şubat 2019 Cuma

Boğaz Çakrası


Boğaz Çakrası Sorunlarına çok sık rastlıyorum. O nedenle bu konuyla ilgili bir kaç kelam etmek istiyorum. Boğaz çakrası farklı kişilerde farklı nedenlerle tıkanmış olabilir. Bunu bireysel olarak çalışmalarda özellikle Pembe Renkli İlahi Evren Şifa Enerjisi çalışmasında görürüz.
Boğaz çakranızda sorun olduğunu düşünüyorsanız insanlarla iletişimde tam olarak kendinizi ifade edemediğinizi fark ediyorsunuzdur. İnsanlar ilk intibada olumlu düşüncelere de sahip olsalar konuşmaya başladıktan sonra sizinle ilgili negatif düşünceler üretmeye başlıyorlarsa bu konuyla ilgilenmeniz gerekebilir.
Boğaz Çakrasını şifalandırmak için yapabileceklerinizi şöylece sıraladım. Konuyla ilgili başka fikirleri ve bilgisi olanlar katkı yaparsa sevinirim 
1. Bol bol yüksek sesle şarkı söyleyin. (Tabi şarkılar Müslüm Gürses şarkısı olmasın.  Dont Worry be happy gibi pozitif şarkılar olabilir)
2. Bir şey içeceğiniz zaman papatya çayını tercih edin
3. Lavanta yağı kullanıyorsanız boğazınıza sürün
4. Turkuaz mavi renkli bir fular alın ve kullanın
5. Gümüş Mor Alev enerjisini aktif edin, boğazınızda bir taş varmış her nefes alışta Gümüş Mor Alev bu taşı parçalıyor her nefes verişte de havaya karıştırıp şifalandırıyor gibi imgeleyebilirsiniz.
6. Başmelek Mikailin enerjisi mavi renktedir. Bu da boğaz çakrasının rengidir. Günlük çalışmalarınızda kendisinden bu konuda size yardım etmesini isteyebilirsiniz.
Sevgili Başmelek Mikail boğaz çakramı senin sevgi dolu enerji kanalına açıyorum. Teşekkürler.


Bunun dışında boğaz çakrasını doğru çalıştırmak için bir kişiyle iletişim kurarken ona gönderdiğimiz enerjinin önemini fark etmeniz gerekir. Sevgili Aysun Weckmüllerin ders niteliğinde ses kaydından aktarmak istiyorum, eminim çoğumuza konuyla ilgili bir tohum ekecektir;

Biriyle karşılaştığımız ve bir ortamı paylaşmaya başladığımız anda,o kişiyle aslında bir ilişki yaratmaya başlıyoruz. 
Kelimelere çok ihtiyacımız yok başlangıçta çünkü iki kişi de birbirini hissediyor. 
Eğer karşındaki kişiyle ilgili bir yargı üretiyorsan o kişinin yetersiz ya da bilgisiz olduğunu düşünüyorsan yeterince doğru kararlar almadığına inanıyorsan onu küçümsüyorsan karşımızdaki kişi bunu hemen hissediyor. Biliyor. 
O yüzden çok çok önemli. 
İçinde bulunduğumuz ortamda karşımızdaki kişinin bizden alması gereken en derin ve temel duygu SEVGİ.
Hepimiz bizde olmayanı eksiklerimizi kusurlarımızı biliyoruz aslında. 
Bazılarımız bu konuda cesaret gösterip yüzleşip yola çıkıp çözmeye çalışıyor. 
Bazılarımız da çevresinden destek alma ihtiyacı duyuyor.
O yüzden yargılamamak çok önemli.
Yargılama yargılamak sendeki ışığı alır.
Yakınma yakınmak sendeki ışığı alır.
Bunlar benim çok önemsediğim yaşam pratikleri. 
Çünkü hepimizin olduğu gibi kabul edilmeye ihtiyacı var.
Bilinç yazgıyı ağırlaştırır diye güzel bir söz var. Bildikçe bilmeyenlere karşı önce bir tahammülsüzlük üretiyoruz. Bununla baş etmeyi öğrenmek bildiklerimizi paylaşmayı ve o insanlara destek vermeyi de kolaylaştırıyor.

Ben özellikle fark ediyorum, spiritüel konularda, veganlık ve vejeteryanlık konularında insanlar başta biraz tahammülsüzleşiyor başlangıçta başka insanların yaptığı yanlışları gördüğünde.Bunda bir tuhaflık yok tabi ki hepimiz doğru olduğunu düşündüğümüz ve iyi sonuçlar yarattığını gördüğümüz şeyleri paylaşmak ve insanların da bunları yapmasını sağlamak istiyoruz.
Ama bunun için yöntem çok önemli.

Yani çekicin kafa kırdığını anlatmak için karşımızdaki insanın kafasına çekiçle vurmamız gerekmiyor.
Daha yumuşak yöntemler kullanmamız gerek çünkü bir savunma mekanızması yaratıyoruz.

Bu bizim duyulmamızı da zorlaştırıyor.
O kişinin gelişmesine vereceğimiz desteğin önünü kesiyor.
Bizi de yoruyor çünkü bir şey anlatmaya çalışıyorsun anlaşılmadığını hissediyorsun aynı şekilde karşımızdaki kişi de kendince bir şey anlatmaya çalışıyor.
Bunun tam bir formülü yok ama karşındaki kişi yargılanmadığını ve olduğu gibi kabul edildiğini anladığı zaman dinlemeyi seviyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Aşkı Memnu Aile Dizimi Analizi

Aşkı Memnu Aile dizimi açısından incelemesi  :) * Bihterin köklerini yani annesini reddetmesi ve bunun sonucu ona dönüşmesi, Bert Hel...